açmadığım defterlerde kazınmış ismin

Nisan sonlarıydı ilk görüşümün heyecanı

Sıcak bir gün ve keyifsizim

Olup bitenlerle

Fatih yine cinayet haberleriyle oldukça gergin

Sokaklarda polisler ve kimlikler

Sokaklarda katiller ve isimsizler

 

Bir nisan sonlarıydı ilk konuşmamızın bulanıklığı

Bilmediğim ismiyle oturuyorum karşısında

Saatler çekiyor 12’yi ve karşımda bir sarhoş

İçmesini istemediğimden yanımda

Ben gelmeden doldurmuş raddesini

Geldiğimde doldu burnuma kokusu

 

Nisan sonlarıydı ilk kavgamızın tatsızlığı

Caddeye açılan kapılar kapalı ve ben

Her ikisini açacak bilgiden yoksunum

Tüm bunlar arasında saatlerdir anlatıyor

Karanlıkta zor gördüğüm yüzünü

Tanımaya çalışıyorum

 

Bir yandan kendime türlü türlü hakaretler ediyor

Öte taraftan yalnızca onu izliyorum

Nisan sonuydu birlikte ilk sabahı selamlayışımız

Sonralarında birlikte uyanacaktık günlere

O küçük yuvarlak masada pek çok anımız olacaktı

İçerisinde son görüşümü de barındıran

 

Bir nisan sonuydu öğreneceğim günlerin başlangıcı

Arzuyu ve sabrı

Acıyı da sahiplenen anlamları

Bir nisan sonuydu son kavgamızın üzerinden

Yıllar eskittik eskiyerek

Farkındaydık sarılırken vedalaştığımızın

 

Bilirsin olmasam da yakınlarında

Gönlüme inen ağırlıklarımda gelirsin aklıma

Aldığım en güzel yaşlarım sarıyor bak hala seni

Unutmadım bilerek ve isteyerek

Pencerelerde karşıladığım yağmurlu günleri

Doğup büyüdüğün yamaçlı tepelerdeki evlerini

Memleketimde beklediğin sesimi

Bilirsin dostumdun bir yoldaş kadar

Senden öğrendim

İhtimallerle süslenmiş yolları

Öğütlerinde hala daha

Hiç yanılmadın bilir misin

Bahsetmedim sana senden henüz

İstemediğimden değildir bilirsin

Cümlelerim hala daha

Çok yetersiz

 

 

 


Yorum bırakın