Omuzlarımdaki ceketinle örttüm izlerini
Bir zamanlar olduğundan farksız anılarımız
Kolyeni alır ve takarım bazılarda
Hatıranı taşıdığından değil artık anlamı
Gözlerime çarpan herhangi bir beğeniyi yükler üzerine
Üst çekmecemdeki
Fotoğrafların hâlâ korur yerlerini ilk günüyle edindiği
Öylesine saklanmıyor ki bilakis özlemlerimle
Aylar sonrasıyla hatırlarım orada olduklarını
Öylesine saklamıyor ki bilakis nefreti
Evimden uzaklaştıracak aksilikten epey uzaklarda
İsminden çekincelerim öylesine kayıp
Öylesine silik hafızamdan
Dostlarla oturulan sofralarda anarım ismini
Eski günlerden açılan birkaç kahkaha ile
İhanet ettiğimi hissederim eskilere
Değil sana
Geçtiğimiz sokaklar ve büyüttüğümüz duygular
Nasıl da gömülmeden veda ediyor bugünlere
Nasıl da bu kadar yoksun içimde
Otururken karşında o sabah kapına gelip
Seni uykundan uyandırdığımda
Yine aynı kırmızı çorapların ve geceliğin
Yatağımız ve seçtiğim nevresimler
Bardaklarımızda servis ettiğin o bir günlük kahve
Her şey yerinde bıraktığım gibiydi
Oraya tek yabancı olandı yabancılığım
Nefretini hediye etmeden
Biraz leke bırakmadan yaşamımda
Hiç tanımamışçasına
Hiç hissetmemişçesine
Kendini terk etmişsin içimde
Sanki
Yokluğun kapatılırcasına doldurulmamış
Öğrendiklerim zaten benimleymiş
Varlığın dokunmamış saatlerime
Yitirilmemişlerimden kalanlarım var
Ben seni bile kaybetmedim
Kaybederken sana dair her şeyi

Yorum bırakın