Kaç güneş batırdı gününü
Ses yok duyamıyorum artık seni yakınlarında
Uyanmadın mı yoksa henüz uykularından
Kaç sabah tekrarladı yokluğunda bulmak için bizi
Yaklaşıyor mayıs haftaları
Hala göremedim bak yüzünü
Şehrinin yolları mı sürüldü vedalarla uzaklara
Gelmekten vazgeçmiş olmalı bu aylar yıllara
Varmıyor mu saatler bir iş çıkışı trafiğine
Aramalar uğramıyor bekleyişlerime
Trafikler terk etmiş İstanbul’u
Alırdık selamımızı bilirim
Kaybettim ismimi duymayalı dudaklarından
Karışmış verdiğimiz sözlerin arasına
Sözler mi değildi sahici
Yoksa ismim mi kirletiyordu izlerimizi
Kahkahalardan sıkıldık açıklamasız olamaz
Akan bu gözyaşlarımın sebebi değilsin
Neden uyuyorsun koltuklarda
Soğuksa örterim ben üstünü
Kahvemiz bitti de haber mi vermedin
Tek kişilik masalara oturuyorum
Dönerken alırım ben söyle istediğini
Bu akşam karşılıklı oturalım
Bir bardak su bıraktım sehpaya
Sessizliklere yeminlerimiz var
Asılı tek resmimizi göremiyorum yerinde
Söylesene rüzgarla uçup kaybolduğunu
Değiştirmeliyiz koltukları
Sığamıyoruz artık büyümüş olmalıyız
Saramıyorum bacaklarımla kucağını
Dönemiyorum yüzümü yüzüne
Yazlar mı küstü gönlümüze
Anlamam nedir bu yağanlar beyazlarıyla
Senden kalacaklar bunlar ise ellerime
Saklarım hepsini arka cebimde
Nihayetsin kavuştuklarıma
Sapmadım dizildiğim soluklarından
İstediklerim değilsin
İstediğim sensin

Yorum bırakın