Söndürdüm ışıkları korkular dolanırken kuytularda
Kimsesizliğimde kaldırdım elimde kalan son ümitleri raflara
Üşüyorum açtırdığım güneşin sıcağında
Açlığım beni tüketiyor fazlalıkların alınmayan kırıklarında
Günahların en aydınlatıcı sevabı
Ahlakların gölge düşüren açısındayım
Kusurların kaybolduğu yalanların kurmacasında
Göğsünü ezip geçen doğruların adımlarıyım
Sarmaşıklar görünenden sızıyorsa gönlünün ortasına
Buluşamayız doğru ve gerçek sözlerde
Çizgimiz bükülünce senin tam üstüne
Tanıyacaksın mesafelerin görünmeyen samimiyetini
Cevaplar bulandırıyorsa kurgularla bağ yapmış arzularını
Kırmızılarla dolacak gözlerin zamanın aldatmayan şeffaflığında
Tuzaklarım kadar düşeceksin aşkın çıkılmaz kuyusuna
Beni de kendinle birlikte sürüklerken
Yakışıksız bir gülümsemenin karşısında
Buğulanan gözlerim oturacak
Ve
Elimdeki ayna yansıtacak ışığını doğduğu anasına
Yine de
Sol omzundaki şeytanım kulağına fısıldayan
Mevsimler yakaladığında tam ortasından soğukları
Dökülen yapraklarım sokakları renklendiren
Beyazlara bürünen saçlarının sebebiyim
Gökyüzünden bu topraklara ulaşanların yorganı altında
Güneşi eve dolduran pencereni açmadım bugün
Barikatım taze bir soluklanışın önüne dizilmiş
Yetersizliğindeyim ben

Yorum bırakın