Gözlerimde gördüğüm son yansımasındaydı mevsimlerin sıcakları
Bir kaldırım kenarı vedasıyla uğurladım
Tanık olamayacağım yarınlarına
Tekrarı gelmeyecek dünlerin mesafesini henüz sezmeden
İşlemeden uzaklığı taze sonlarıma
Dönüş ziyaretlerinden payımı almayacağım
Beklediğim habersiz ayların
Nasıl da yıllara bürüneceğini öğrenmeden
Yalnızlıklarımda sahip çıktığım anıları dizdiğim omuzlarımı
Öptüğüm omuzlarıyla korudum yeniden
Sessizliklere bürünmeden yabancılaşan kaçak merhabalar ile
Seviştiğimiz pek samimi gecelere doğru aldığımız yollar
Ulaştığında aramızdaki ülkelere
Üzerimize çöken sisler arasında bulamadım izini
Kazançlarımla eksildiğim aslı kayıpları
Yoklamak istemedim
Üstünü doldurmaktan kaçındığım adsız kelimelerle
Sormadıklarımla birlikte eskidi elimdeki son anılar
Kirli yalanlar hükmünden vazgeçtiğinde gecelerimden
Tanıdım seni avuçlarımın içleriyle
Korkuların ve kederlerinle sığınırcasına kollarıma
Sevgimle sevmeyi öğrendiğin isminin yankısına
Kayıplarım ve sancılarım sarstığında göz kapaklarımı
Tanıştığın hakimiyetinin algısına
Anladığımda barıştım kavramların anlamlarıyla
Affettiğimde yıllar sonrasıyla affettim ihtimalleri
Kendimi ve geride kalan herkesi
Kırgın ve küskün gözlere bakmadan çevirdiğim bakışlarım üzerime
İhanetlerin havayı kavrayan ateşinde yanmadan yakmayı
Sahip olduklarım doldururken midemi taşarcasına
Ceplerindeki bozukluklara verdiğim bir öğüt taşarcasına
Diktiğin gözlerin sezmiyorsa önünde dikilen aynanın lekelerini
Dikeceksin dilini bilmeyişinin yersiz dilinden
Kırmadan dizini kırıyorsan düşenlerin dizelerini
Sensizliğinde sarılacak manaların direnemeyenlere
Çizmeden çizgilerini eserlerinin isimsizliğine
Zamanın eliyle sarıldığında imza köşelerine
Silemeyeceksin saymadıklarınla sahibi olduğun
Sinsi üçgenlerini

Yorum bırakın