gece düşleri

Kemiklerim aşmış derimin katmanlarını

Dokunmadan sayabilirsin

İncelik göstermeden

 

Kemikleşiyorum

Kanım okşamadan bedenimden uzanan kaldırım taşlarını

Göğsümü delip geçen yırtıkların esasında yatan

Çürüklerden

Başladı bu gece düşleri

 

Dilekler perdesinden uzanan bir rüyaya daldığımda

Yolumu titreten anılar dolandı ayaklarıma

 

Bazen eksilenlerin ardından yansa da gözlerim

Benimle kalanlar eksiltti ellerimde kalan ne varsa

Kapanan kapılar kilitleriyle çarpsa da hayat sahneme

Pençelerinde asılı kaldım bir umut lehinde

Yeminlerimin yoksulluğunda bitap kalınmış

Noktalanmamış cümleleriyle saydığım hiçliklerinde

Sevgiydi yüzümü döndüren filizlenen yeşillere

Yaşattığı toprakların ölümünü besledi elleriyle

 

Göğsüm ezildi sahiplenilmemişlerin çatısı altında

Gecenin günahlarından koruyan bu yuvalar

Barındırıyor içinde kafesten temellerini

Şehir değil

Ben taşırdım yüklerini

 

Yıllarımdan değil yaralarım

Yaralarımdandır lekelenen yıllarım

 


Yorum bırakın